VAATATÖR
Vaat etmek ne kadarda basit görünüyor ilk bakışta. Aslında vaat etmek hiçte basit değildir. Basit gözükmesinin nedeni ise memleketteki VAATATÖRLER’dir. Bir kimse durmadan, hararetli bir konuşma yaptığı zaman veya susmak yerine sürekli bir şeyler konuştuğu ve bu yüzden başımızı duvarlara vurmayı yeğlediğimiz zaman o kimseden için Terminatör benzetmesi yaparız. İşte bu Vaatatörler’de tıpkı Terminatör gibi…
Etkili silahları vardır Vaatatörlerin; Zaman, Mekan, Hitabet…
Doğru zamanı bekleyeceksin. Hani tam can alıcı bir an vardır. Tam darbeyi indirebileceğin, rakibini nakavt etmek isteyen boksörün beklediği bir an vardır hani. Hah işte tamda o anı bulman gerek. Çünkü bu anlarda insanların beklentileri çok yüksektir. Mesela bir ekonomik kriz, kaos, şu an ve seçim yasaklarının başlamasına kadar ki süreç gayet elverişli onlar için.
Mekanı doğru seçeceksin. Öyle her yerde olmaz bu iş! Kalabalık olacak. Başta yandaşların olmak üzere tüm medya orada olacak. Halkın karşısında, kameralar önünde bir nevi gövde gösterisi yapacaksın. Hatta birazda yüksek bir yere çıktın mı çokta güzel olur. Nedir bu bizdeki bu yüksek bir yerde konuşmak sevdası? Sonra görüyoruz her önüne gelen yüksek bir yer buldu mu sandalye bile oluyor bu. Sanki elinde bir tabancı, bir tüfek var edasıyla başlıyor sıkmaya... Eee padişahım in aşağıda gerçek boyunu posunu bir görelim değil mi. Eee peki neden hala yüksekte yüksekte, bol keseden atıyor? Benim yorumum, tamda Vaatatörlerin emellerini açıklıyor; İnsanlar bir lütuf bekliyor. Çünkü o yüksekte...
Bir diğeri ise Hitabet. Hitabetin çok kuvvetli olacak. Hitabet deyince birden zihnimde bir isim canlanıyor… Marcus Tullius Cicero… Hitabet sanatının en iyi örneklerini vermiştir Cicero. Kekemeyken hatip olmak kolay bir iş olmasa gerek… Sadece Cicero değil yakın tarihte de birçok iyi hatip geldi geçti. Mesela Almanya’nın Führeri Hitler. Yüz binleri arkana almak hiçte kolay bir iş değildir. Bu yüzden hitabet sanatı çok önemlidir. …
Hazırladığın konuşma veya günümüzde olduğu gibi ‘danışmanlarının hazırladığı konuşma’ tek başına yeterli değil. Meydanda bir nevi konuşmanı pazarlarsın. Hitap ederken pazarlamada olduğu gibi en önemli unsur nasıl sunulduğudur. Sunumun, hitabında iyi olduysa tamamdır bu iş arkadaş! Vaatatörlerin ateşli konuşmalarının sebebi de budur. Sessiz bir anda bir benzetmeyle, kışkırtıcı bir sözle, bir espri, bir dokundurma her şeyi baştan aşağı değiştirebilir.
Vaatatörümüz iş başında. Doğru zamanda, doğru mekanda ve güçlü bir hitapla halka seslendi. Eminim bunları uyguladığı takdirde çok başarılı olacaktır. Ama onlar bunları hepimizden çok daha iyi bilirler. Bizi nasıl ağlarına takacakları konusunda çok yeteneklidirler. Bu yüzden onları gerçek birer profesyonel olarak görüyorum. Çünkü işlerini çok iyi yapıyorlar…
Peki neden?
Vaatatörler neden bu kadar çok takip edilir? Neden hep siyasilerin iki dudağından çıkacak sözlere bakılır? Neden her kahvehanede haberler daima açıktır? Neden evlerde hep beraber akşam haberleri izlenir? Neden yolculuklarda radyodan haber kanalları dinlenir? Özellikle saat başı haberleri hiç kaçırılmaz. Neden? Neden? Neden?
Çünkü her an en ufak bir şey dahi birimize dokunabilirde ondan…







Yorumlar (1)
14 Nisan 2011 15:15
her şey sunum ve danışman da değil, hazır cevap insanlar bu vaatatörler... olmasaydı zaten millet itibar etmezdi
Yorum Gönder
Yorumlar incelenip onaylandıktan sonra sitede yayınlanır.
Eğer yorum yazmak için hesabınız yoksa Anonim veya Adı/URL seçeneklerini kullanın.