Kehanet



                                                                        
‘Abdullah Öcalan’la görüşmüyoruz’ denildi…
‘Elbette görüşüyoruz ve görüşeceğiz. Bu tür görüşmeler geçmişte yapıldı. Bugünde yapılıyor’ denildi.
Abdullah Öcalan barış konseyi konusunda anlaşıldığına dair sinyaller verdi…
Görüşmelerde anlaşmaya varıldığını ve BDP’li milletvekillerine meclise gitmelerini, yemin etmemeleri için artık bir gerekçe kalmadığını dolayısıyla yemin etmelerini avukatları aracılığıyla belirtti.
Aradan geçen süre zarfında BDP’li vekiller yemin etmedi. (1)
Futbolda bir şike operasyonu başladı. Gündem birden değişti. Ani, hızlı ve vakitlice…
Hemen ardından Deniz Feneri davasının Türkiye ayağı seçimlerden sonra soluklanır soluklanmaz başladı…
Gündem mort! Herkes ya futbol konuşuyor ya da Deniz Feneri’ni. İki ucu ‘ballı’ değnek…
Kimsenin haberi olmadan BDP boykotuna devam etti. Diyarbakır’da faaliyetlerine devam edeceklerini açıklamışlardı. Ama tüm gündemin birden değişmesiyle Diyarbakır gözden düştü.
Silvan’da 3 kişi kaçırıldı…(2)
13 Asker şehit edildi… Yaralılar da var ve halen tedavi görüyorlar… (3)
Demokratik Toplum Kongresi demokratik özerkliğini ilan etti. (4)
Şimdi tüm bunların ne anlam ifade ettiğini ve gelecekte neler olacağına dair görüşlerimi (üzgünüm ama kehanetlerimi) tek tek açıklayacağım.
1-Abdullah Öcalan’ın yemin etmelerini istediği halde BDP’li vekillerin halen yemin etmemesi aralarında bir sorun veya anlaşmazlık olduğu anlamına gelmiyor.
2-Kaçırmaların amacı bölgeye dikkati çekmekti. Yemedi…
3-DTK demokratik özerklik ilan etti… Kıvama gelindi…
4-13 Asker şehit… Cuk oturdu… Tüm gözler Diyarbakır’a, Silvan’a çevrildi. Ne futbol kaldı ne de Deniz Feneri.
Amaç tekrar gündemi Pkk’nın üstüne çekmekti. Pkk ben buradayım dedi. Ama Abdullah Öcalan anlaştık diyordu??? İşte işin kerameti burada…
Sevgili dostum bu bir danışıklı dövüş…  Pkk kötü polisi, Abdullah Öcalan iyi polisi oynayacak bundan sonra. Abdullah Öcalan hep uzlaşma sinyalleri verecek. Daha ılımlı ve uzlaşmacı bir tavır takınacak. Kamuoyu her zaman olduğu gibi yine yumuşatılacak…
Abdullah Öcalan’ın aslında barış istediği, çözüm için devletle beraber olduğu imajı verilmeye çalışılacak. Bazı liboş medyatikler, yazarlar, medya kurumları buna destek verecek.
 Pkk saldırılarına devam edecek. Abdullah Öcalan iyi polisi oynamaya devam edecek. Barış için sinyaller vermeye devam edecek. (Aküsü bitecek haberi yok. Ha bire açık farları…). Pkk saldırdıkça, Abdullah Öcalan barış, barış dedikçe kamuoyunda bir yumuşama görülecek ve Abdullah Öcalan’ın bebek katili olduğu unutturulacak…  Bir af gündeme gelecek. Müteakiben ise tüm bu iyi niyetlerinden dolayı Abdullah Öcalan ev hapsine çıkarılacak. Ardından özgürleştirilecek…
Tüm bunlar nereden mi çıktı? Ne mi saçmalıyorum ben? Yapmazlar mı? Yapamazlar mı? Ne de olsa kehanet mi?
İyi düşünün. Çözüm sürecinde muhatap aldığınız adam bir terör örgütünün lideri… Şimdi ki lider istediğiniz kadar Murat Karayılan olsun… Peki bu lider bu sorunun çözümü için devletle iş birliği yaparsa bunun mükafatını almaz mı sanıyorsunuz! Bunu bu iktidara atfetmiyorum… Sadece bu kadar güçlü bir iktidar beklendi. İsmet İnönü’den Lozan’da alınamayanların da bir öcüdür bu…
Geçmişte de gördük. Bu ülkede her şey olurda şu, bu olmaz demeyin. Eğer ki uşaklık edersen mükafatını fazlasıyla alabileceğin bir ülkede yaşıyorsun…!
                                                                    

Yorumlar (0)

Yorum Gönder

Uyarı: Yazacağınız mesaj konu ile alakalı değilse lütfen e-posta gönderiniz.Sitemizde yer alan okur yorumları, yorumları yazanların kendilerinin görüşleridir, okur yorumlarından www.ozgurklavye.com sorumlu tutulamaz.Blogda bulunan herhangi bir içerik, yorum ile alakalı şikayetiniz varsa, kaldırılmasını istediğiniz yorum veya yorumlar ya da herhangi bir başka içerik varsa lütfen bize e-posta aracılığı ile ulaşın.

Yorumlar incelenip onaylandıktan sonra sitede yayınlanır.
Eğer yorum yazmak için hesabınız yoksa Anonim veya Adı/URL seçeneklerini kullanın.