MASAL

Sonsuz hayaller yaşadık diye mi sormadık yolumuzu o yoldan dönebilene? Bir ömre sığdıramadığımız her aşkı temizlemek isterken bile bilmiyor muyduk içimizden giden aslında eksilen değildi bizden….? Biz her şaşkınlığımızda bir yaşımıza daha girerken bir kez daha farkına varmıyor muyduk,yanılgılar yaratıyorduk kendi sesimizden…?
Beyaz atlı prensleri hayal edemeyecek kadar farkındaydık bu şehir trafiğinin!Kurbağayı öpemeyecek kadar tiksiniyorduk da ne diye gelen en densiz kurbağayı sahipleniyordu ruhumuz?Biz kendi ruhumuzu beyaz ışıklar altında sorguya çekerken,kendi gölümüzde kaçıncı kurbağayı batırıyorduk?Yeşil yapraklar üzerinde mutluluk pozu veren kurbağaların öteki alemden bihaber yaşadıklarını yalnız prensesler ve yeşil su biliyordu altlarından akıp giden…Oysa kız tarafının bu konuda kalıcı ve acı fikirleri vardı….Dinleselerdi belki hepsi bir ağızdan söyleyeceklerdi….Dinleselerdi…
Sözü açmışken masallardan ayakkabıyı kaybetmemek olmaz...Biz at arabalarını düşlerken,elimizde balkabağı,ardımızda umursamaz çarşı fareleri ve üzerimizde sıradan bir giysiyle kendi ayağımızla gidiyorduk aslında hep kendimize…Dinlenmek için oturduğumuz şehir manzaralı bank bile bizden daha lüks görünüyordu…Bizi bekleyene ya da beklediğimize doğru yol alırken,saatin gece yarısını bulmasını diliyorduk içimizden…Balkabağına,farelere ve hatta bu şehre veda etmeye razıydık oysa…Keşke saat on ikiye varsa….
Hangi şarkıyı söylesek ardımızda kitleleri sürüklemek istemediğimiz yeterince açık değil miydi?Biz demiyor muyduk ki inatla her masalda yaşarız diye?Sonu mutlu olan masallarda kaç bölüm lazımsa oynardık...Fareli köyde kaval çalmak ve ne kadar gerekiyorsa zehirli elma yemek müessesenin siz aşk severlere ikramı bile olabilirdi…Yıllarca gaflette olmamızın verdiği isyanla aramızda yüz yıl uyumaya karşı çıkanlar olabilirdi ama ben yaşayıp görmektense uyumayı tercih ederdim,ne kadar gerekirse…
Üç-beş fıkra,birkaç trajedi,çokça komedi,sayısız dram oluşturuyordu bizim divanımızı şimdilik…Ölçüsüz şekilsiz şiirler devrinden gelseydik,bu kadar hayalci olmazdık hiçbirimiz…
Eğer ardımızda yaşayamadığımız onca masalla göçersek,5 metrelik beyaz kumaşa,4 gözle beklediğimiz kayıplara,gökten düşen 3 elmaya,2 büklüm ömrümüze,1 ağıt yazılır belki…?

Yorumlar (0)

Yorum Gönder

Uyarı: Yazacağınız mesaj konu ile alakalı değilse lütfen e-posta gönderiniz.Sitemizde yer alan okur yorumları, yorumları yazanların kendilerinin görüşleridir, okur yorumlarından www.ozgurklavye.com sorumlu tutulamaz.Blogda bulunan herhangi bir içerik, yorum ile alakalı şikayetiniz varsa, kaldırılmasını istediğiniz yorum veya yorumlar ya da herhangi bir başka içerik varsa lütfen bize e-posta aracılığı ile ulaşın.

Yorumlar incelenip onaylandıktan sonra sitede yayınlanır.
Eğer yorum yazmak için hesabınız yoksa Anonim veya Adı/URL seçeneklerini kullanın.