Vefalı sigara; "CAMEL"


Pişt naber lan artist? Hiç uğramıyorsun buralara, zulanın yerini mi unuttun kız zilli? Annenler çakmaz merak etme, biz gene kutunun dibinde siyah kesenin içindeyiz. Çakmak Selim de burada, selamı var. Sen bizi unutunca biz de bir naber diyelim, kulağını çekelim dedik.  Özledik seni be Ceylan. Paketi açtın iki tane içtin gittin, bir dolu sigara var burada. Keyif sigaran burada, ‘dertlendim ‘sigaran burada, 'beklemekten çok sıkıldım' sigaran keza burada, birayla iyi giden de burada, herkes tam bir sen eksiksin.  Az mı artistlik yaptık beraber, az mı serin yaz gecelerinin keyfini sürdük, sigara yasağı gelince buz gibi havalarda dona dona içtin bizi, nerede o Ceylan şimdi? 
                 İkinci raftakileri dedikodu yaparken duyduk, parmağına bir haller olmuş. Sigara içiyorsun diye mosmor olmuş parmak. Ondan sen uğramıyormuşsun artık buralara, hem de başka ne dedi biliyor musun? Sen sigarayı bırakmışsın! Dedik yürü git Allah aşkına Ceylan öyle şey yapmaz, Ceylan bizi çok sever. Arkadaşları ‘bırakacağım ay vallahi bırakacağım’ diye yalandan atarken, Ceylan ‘ arkadaşlar ben sigarayı seviyorum ve bırakmayacağım. Severek içiyorum, mutluyum' der bizle gurur duyardı.' ‘Camel derdi en şahane sigaradır. Sarı tütündür çıtırdaya çıtırdaya yanar.’ Biz de gururlanırdık sen öyle dedikçe, aynı masada diğer arkadaşların sigaralarıyla buluşunca güvercin gibi got got şişinir havamızı atardık. O affedersin götü kalkmış Marlboro’ya da şeklimizi yapardık.  
                Sigarasını en keyifle, en klas içen kişi sendin ‘yazın balkonda püfür püfür esen bir gecede, mangalın üzerine Camel içeceksin derdin.’ Bir markaydın adeta, bizim için. İnanır mısın adın ün yapmıştı bakkallarda. Senin oradaki bakkala gönderildiğimizi duyunca öyle heyecanlanmıştık ki, vallahi uyuyamadık paketin içinde. Rafta dururken, aman ha başkası almasın diye, gözümüz kapıda seni arar dururduk. Ah hele ki sen kapıda belirince, bütün sigaralar alınmak için birbirini teperdi. İlahımızdın bizim. O bizi aldığın gün, o gün işte bayramımızdı! Akşama doğru bir saatti yanlış hatırlamıyorsam, Selim abi doğrumu dedim? Evet, muhtemelen doğrudur çünkü hem çakmağı hem sigarayı birlikte almıştın o gün. Selim abi de hep seni anlatıyor, bütün çakmakları denerken sıra ona gelip, onu da eline alıp çaktığın anı, anlat anlat bitiremez. Kalbi küt küt atmış, sen basınca, şlak demiş gürül gürül yanmış onu alasın diye. Aaah aah be Ceylanım, biz burada hep senden bahsediyoruz işte. Hep seni arıyoruz.
                 Dediler Ceylan hasta olmuş, eli acıyormuş sizin yüzünüzden dediler. biz kahrolduk. ‘ulan dedik, kahpe kadere bak, ne hak etmeyenler sünger gibi içerler, bir bok olmaz. Kadrini kıymetini bilen, ne hallere düşer.’ 
                Winston’a dönmüş o dediler inanmadık, Marlboroyla görmüşler, başkasıdır dedik. Sandık ki paran yok gene bir kaç hafta West içmek zorunda kaldın, bizi de zula da tutuyorsun o esnada. Yine döneceksin diye tütünümüzü rutubetten her şeylerden sakındık. O temizlikçi Gülseren odana gelince, sessiz sedasız oturduk, bizi bulmasın da, anana yetiştirmesin diye gıkımızı çıkarmadık. Ama maalesef geçenler de Küllük Emin yakalanmış, geçen onun mektubunu aldık. Olanların iç yüzünü de ondan öğrendik. Gülseren onu sakladığın yeri bulmuş, ‘artık içmeyecek nasılsa’ demiş, yıkamış temizlemiş. Emin mektubunda demiş ki 'Tertemiz, ak pak oldum ama içten kararmışım ben. Kara günler yakındır dostlarım, Ceylan sigarayı bırakmış. Artık ne sizlerle buluşabilirim, ne de Ceylanın hayatında bir yerimiz olabilir. İşte yollar ayrıldı artık, zaten ben ayyuka çıktım, afişe oldum. Beni ananenin balkon küllüğü yaptılar. Bir daha hiç yanınıza gelemeyebilirim. Artık yerim belli. Beni aramayın. Kardeşiniz küllük Emin'
                 Şu mektubu var ya, ortamıza köz düşürdü, içten içe yandık, kül olduk. Olur mu be, yapılır mıydı dostluğumuza? Ne de güzel geçiyordu vakit hâlbuki. Çantanda her yere beraber giderdik. Hep yüreğimiz hop hop ederdi ama ne çakmak Selimi ne de bizi hiçbir yerde unutmadın. Sigaralar masaya çıktı mı, sarı rengimizle Camel’ın şanına yaraşır biçimde dururduk masalarda. Arkadan pıt pıt vurdun mu hemen hazır olda çıkardık dışarı, davetkar davetkar. Alır yakarken elini hafifçe kapardın, rüzgardan kırılmasın, ateşi güzel alsın diye. Sonrada püfür püfür, tüttüre tüttüre içerdin bizi, biz de seni.  
                  Ama şimdi bir başımıza kaldık. Kibrit Veysel’de burada, ama o çok yaşlandı artık iyice senden ümidi kesti. Ama biz hala umutluyuz. Tamam, emin olduk ki sigarayı bırakmışsın, ama bizi hala saklamanın sebebi eğer bir gün çok önemli bir anda, çok gerekli bir vakitte bir sigara yakacak olursan o Camel olsun, o biz olalım diyeymiş. Bunu duyunca medarı iftarımız oldun. Çoğusu sigarayı bırakınca yırtıp atıyor paketi bir anda. Parça parça ediyor, nefret ediyor bir zamanlar dost diye içtiğini. sen her zaman ki gibi yine dostluğumuza sevgimize saygılısın. Belki de en mühim olaylarını yeniden bizle paylaşmaya hazırsın. Korkmuyorsun. Biz de düşündük madem böyle bir karar almışsın. Arkandayız. Hepimiz aramızda söz verdik, sana bağımlılık yapmayacağız. Şu paketin içindeki hiç bir sigara tanesi sana bağımlılık yapmayacak!  Bundan sonra için rahat, gönlün ferah olsun. Ne zaman ki o ulu anın geldiğine karar verip birimizi eline alacaksın, o zaman biz de tüm gücümüzle sana ‘Camel’ın Camel olduğu’ zamanlardaki maksimum zevki verecek.Evet, yanlış duymadın. Bunu yapacağız. Çünkü biz de seni sevdik, biz de sana inandık. Yüreğimize nakşettik anlıyor musun? 
                Hep dersin ya ‘Hiçbir sigara Camel olamaz’ diye, hiç bir içici de bir Ceylan olamaz şu hayatta. Sen her zaman kalbimizdesin Ceylan insan. Yollarımız ayrılsa da tekrar karşılaşacağımız günü heyecanla bekliyoruz. Neşe kaynağımız, ilahımız, ne olur bizi unutma. Biz seni burada bekliyor olacağız.Yalnız birileri geçende kutuyu karıştırdı haberin olsun, o gülseren karısına hiç güvenmiyoruz. Sen yine tetikte ol.
          
    Üçümüzün adına haykırıyorum , Seni seviyoruz;
Sigara Cemal, Çakmak Selim, Küllük Emin


Not; Sana birer mani yazdık. İçimizden geldi.

Alev alev yanardım,
Sigaranı yakardım,
Şimdi sen yoksun, neyleyim?
Ben arkadaşın, Çakmak Selim.
---
Ben de bir tek seni sevdim,
Sendin bana en mühim.
Çekmecede saklanırdım,
Tanıdın mı Küllük Emin.
---
Ah ceylanım vah ceylanım,
Mosmor olmuş parmağın,
Sarardı tütünlerim, geçmiyor mutlu anım,
En vefalı dostun, işte burada ‘Camel’ın.

Yorumlar (0)

Yorum Gönder

Uyarı: Yazacağınız mesaj konu ile alakalı değilse lütfen e-posta gönderiniz.Sitemizde yer alan okur yorumları, yorumları yazanların kendilerinin görüşleridir, okur yorumlarından www.ozgurklavye.com sorumlu tutulamaz.Blogda bulunan herhangi bir içerik, yorum ile alakalı şikayetiniz varsa, kaldırılmasını istediğiniz yorum veya yorumlar ya da herhangi bir başka içerik varsa lütfen bize e-posta aracılığı ile ulaşın.

Yorumlar incelenip onaylandıktan sonra sitede yayınlanır.
Eğer yorum yazmak için hesabınız yoksa Anonim veya Adı/URL seçeneklerini kullanın.