Türkiye'nin AB Süreci

Salı, Mart 06, 2012 Fatih Buğra Akbaş 0 yorum
Yüzyıllardır düşünülen, ekonomik ve siyasi olarak tek bir devlet olarak hayal edilen oluşumun sınırı Çanakkale ve İstanbul boğazlarına kadar biçimlenmiştir. Dolayısıyla bu tek devlet hayaline Türkiye hiçbir zaman dahil edilmedi. Her ne kadar Türkler 1800’lerden sonra bir hayli gelişmiş olsalar da, NATO üyesi olarak Sovyet Rusya’ya karşı Avrupa’nın yanında durmuş olsalar da günümüzde bunlar bir değer taşımıyor. Keza AB, Rus’ları bile Avrupalı olarak kabul etmezken, olumsuz bir imaja sahip, uyum sorunu yaşayan bir Türkiye’nin de Avrupalı olarak kabul görmemesi normal bir olgudur.

1996’dan bu yana tam üyelik için hayaller kuran Türkiye, tam üyelik durumunda 90 milyonluk Almanya’dan sonra en büyük nüfusa sahip ikinci ülke konumuna yükselecek. Bunun AB için avantajlı taraflarına bakacak olursak; askeri güç, genç işçi nüfusu, jeopolitik konumun getirdiği pazarla AB ekonomisi büyük ölçüde artıyor gibi gözüküyor. Fakat gerçek pek de öyle değil. Tam üye olmadan hiçbir ülkenin imzalamadığı Avrupa Gümrük Birliği’ni 1996’da Türkiye, tek taraflı büyük bir özveri göstererek imzalamış, tüm pazarını Avrupa’ya açmıştır. 

Diğer taraftan AB’nin Türkiye sayesinde Kafkaslara, Afrika’ya, Ortadoğuya, Asya’ya açılacağı düşüncesi her ne kadar doğru bir teori olsa da AB, Akdeniz ülkeleri ile yaptığı Avrupa Akdeniz ortaklığı anlaşmaları sebebiyle zaten bu bölgelere açılmış, Türkiye’nin coğrafi konumuna ihtiyacı kalmamıştır. Zaten Gümrük anlaşmasıyla Türkiye pazarına da büyük ölçüde giren AB, bu açıdan Türkiye’nin tam üyeliğine ihtiyaç duymuyor. Buna karşın Türkiye, 1996’da yaptığı gümrük anlaşmasıyla ekonomisinin ve sanayisinin.sırtına bindirdiği bu yükle başa çıkamaz hale gelince, artan ticaret açığını önleyemez hale geldi. Bu anlaşma gereğince AB’den yapması beklenen 2,5 milyar Euro’luk yardım da yapılmayınca cari açık tavan yapmış oldu. 

Yani Avrupa’nın Türkiye’de yatırım yapması için Türkiye’yi tam üye yapmasına gerek de yok. 

Bunun için gerekli koşulları zaten sağlamış.

Bugün de görüldüğü üzere Türkiye cari açığı kapatmak için yabancı yatırımcıya kucak açmaya zorunlu durumda.

www.fatihhamzaoglu.com

Fatih Buğra Akbaş
03.03.12

Yorumlar (0)

Yorum Gönder

Uyarı: Yazacağınız mesaj konu ile alakalı değilse lütfen e-posta gönderiniz.Sitemizde yer alan okur yorumları, yorumları yazanların kendilerinin görüşleridir, okur yorumlarından www.ozgurklavye.com sorumlu tutulamaz.Blogda bulunan herhangi bir içerik, yorum ile alakalı şikayetiniz varsa, kaldırılmasını istediğiniz yorum veya yorumlar ya da herhangi bir başka içerik varsa lütfen bize e-posta aracılığı ile ulaşın.

Yorumlar incelenip onaylandıktan sonra sitede yayınlanır.
Eğer yorum yazmak için hesabınız yoksa Anonim veya Adı/URL seçeneklerini kullanın.