Türkiye'nin AB Süreci II - Türkiyespor

Avrupa Birliği sürecinde, karşılıksız yapılan anlaşmalarla, AB’nin zaten üye olmadan da Türkiye’den yararlanacağından geçen yazıda söz ettik. Bu süreç elbette bir iki satır yazıyla anlatılabilecek bir süreç değil. O yüzden, Türkiye’nin bu yoldaki eksiklikleri ve çözümleri gibi daha spesifik noktalar üzerinde durmakta fayda var.

Bir takım var…

Türkiyespor…

89 yıllık tarihi var, 62 yıldır çok partili parlamenter bir sistemle yönetiliyor, 60 kez hükümet kurdu. Ortalamaya vurulduğunda da bir hükümetin ömrü bir buçuk yıldan az…

1950-55 Menderes, 1965-70 Demirel, 1983- 88 Özal dönemlerindeki ekonomik kalkınmayı saymazsak, bu takım istikrarsız yönetimler, sağlıksız iç politika ve terör nedeniyle 45 yıl boyunca küme düşme mücadelesi vermiş…

İhtilaller ve sürekli değişen, uygulanamayan yasalar nedeniyle demokrasisi gelişememiş, hatalar düzeltilememiş…

Siyasal düzeni ayrımcılığı, bencilliği kamçılamış, takımın çoğunluğunu kucaklayamamış…

Yakın zamanın komünist ülkeleri liberal ekonominin gerekliliklerini çoktan yerine getirmiş, bir dönemin kızıl Çin’i günümüzde en çok yabancı yatırımcıya sahip olmuşken, takım hala özelleştirmenin uygunluğu konusunda tartışır durumda kalmış…

1789 Fransız Devrimi’ni 134 yıl sonra, 1923’te yakalayabilmiş…

Takım yönetimi ekonominin dörtte üçünü kontrol ettiği için, siyaset ekonomik rant kavgasına dönüşmüş, bu sebeple siyasete olan güven azalmış…

Takım oyunu oynayamamış, maç taktiklerini hep belli futbolculara göre yapmıştır. Böylelikle kurumsallaşamamış, tüm başarı ve gelişme fertlere göre şekil almıştır…

Bunlar gibi daha bir sürü şey…

Hani taraftarlar her maç takımını destelemek için ‘’Şampiyon’’ diye tezahürat eder. Ama takım o güne kadar hiç şampiyonluk yaşamamıştır. İşte o şampiyonluk için;

Takımın başına yeteneksiz antrenörler bile gelse, sistem başarılı olmak zorundadır. Tarihi ve sosyo-kültürel yapısına uygun olan başkanlık seçimi desteklenmeli, özelleştirmeler tamamlanmalı, devlet ekonomiden elini çekmeli, çağdaş vergi sistemi oluşturulmalı, üretim teşvik edilmelidir.

Yoksa, bir Uefa kupası bir de Dünya üçüncülüğü aldık diye sevinir dururuz.


Fatih Buğra Akbaş
www.fatihhamzaoglu.com

Yorumlar (0)

Yorum Gönder

Uyarı: Yazacağınız mesaj konu ile alakalı değilse lütfen e-posta gönderiniz.Sitemizde yer alan okur yorumları, yorumları yazanların kendilerinin görüşleridir, okur yorumlarından www.ozgurklavye.com sorumlu tutulamaz.Blogda bulunan herhangi bir içerik, yorum ile alakalı şikayetiniz varsa, kaldırılmasını istediğiniz yorum veya yorumlar ya da herhangi bir başka içerik varsa lütfen bize e-posta aracılığı ile ulaşın.

Yorumlar incelenip onaylandıktan sonra sitede yayınlanır.
Eğer yorum yazmak için hesabınız yoksa Anonim veya Adı/URL seçeneklerini kullanın.