Bana Tip'ini Söyle, Sana Notunu Söyleyeyim



Sınav öncesi dönem diye özel bir şey vardır öğrencilik hayatında. Hele ki üniversitede. Zaten bu üniversite değişik bir şey abi.  Lan olum işte daha üç sene önce kravatı 3 santim aşağıda tutacaksın diye bir tarafını yırtıyordun. Ya sen,  sen ya o lisede saçın açıkken müdür yardımcısı görüp saçlarını toplatmasın diye arka taraftaki koridordan dolanan kız. E hepiniz daha bir iki sene önce böyleydiniz de ne oldu şimdi. Utanmasanız Ay Işığı’nda( X Üniversitesinin Y Fakültesindeki kafeteryanın adı) bile güneş gözlüğü takacaksınız ulan. Bir kasılmalar, bir haller filan. Ya bi yürüyün gidin ya.
Neyse, ne diyorduk ha sınav öncesi dönem.  Normal zamanda birbirlerinden küçük farklarla ayrılan öğrenciler sınav dönemi nedense 1001 farklı tipe ayrılırlar.


Tip 1: Normal zamanlarda günaydınlaşabileceğiniz, koridorlarda karşılaştığınızda selam anlamında kafanızı aşağı doğru eğerek gülümseyeceğiniz hatta kafeteryada boş masa bulamayıp yanlarına oturduğunuzda ortak muhabbet dahi kurabileceğiniz bir tiptir. Bu tip derslere gelmeyi tercih eder. Kendi imzasını kendisi atar, başkasının yerine kolay kolay atmaz. Çoğunlukla derslerde not tutar. Sınavlarda çoğu kendi notlarından azı da oradan buradan düşürdüğü notlarla çalışır, ortalama notlar alır. Geçer, kalır bir şekil okulu bitirir.


Tip 2: Bunlar Tip 1’e göre daha bir “cin”dirler. Sınıfın çoğunu tanıma gibi bir özellikleri vardır. Normal zamanlarda adeta özel bir program yapmışlar gibi kimi derslere kimileri gelir ve diğerlerinin yerine imza atar. Bu konuda doğal bir iş bölümü vardır aralarında. Sınav zamanı yaklaştıkça sınıfın çoğunu tanımalarının faydası ile hangi dersin notu kimde daha iyi, kimde hocanın çözdüğü sorular var hepsini bilir, o notları edinirler. Sınavlarda da bi şekil yollarını bulurlar. Dedik ya biraz “cin”ler diye.

Tip 8: Tip 2’yle benzerlikleri olduğu gibi farklılıkları da vardır. Şöyle ki Tip 2 ortalama sınavların başlamasına 10-15 gün kala çalışmaya başlar. Tip 8 ise 10 - 15 gün kala çalışmaya çalışır; 10’du,9’du derken son günlerde feci bir tempoya girerler. Şöyle de bir tuhaf özellikleri vardır buldukları her notu kendilerine de alırlar. Notun kalitesi önemli değildir. Kimi notları aldıktan sonra evde yüzüne bile bakmazlar ama onu illa alacak. Sınavlardan sonra Tip 8’in evinde bir geri dönüşüm kamyonunu dolduracak kâğıt bulabilirsiniz.

Tip 127: Bu tipi özetlemek gerekirse “L”. Sınıfın %90’ı hatta belki daha da fazlası bunlara saygıyla bakar. Tüm derslere gelirler, not tutarlar, herkesle de iyi geçinirler. Çok çalışırlar ama o sınavda bir türlü doğru cevabı oraya yazamazlar. E bunu derste dinledin, hoca konunun önemini belirtip satır arasına sınavda çıkacağını sıkıştırdı. Sen de hayvan gibi yazdın SINAVDA ÇIKABİLİR!!!!!! diye.  E abim, ablam etme işte bildiğin soru yap onu be. Sen şimdi sınavdan gözleri dolu dolu çıkıyorsun. Sonra… Neyse daha fazla Tip 127’yi yazamayacağım çok pis hüzünlere gark etti beni yine.

Tip 532: Normal zamanlarda her çevreyle takılmazlar. Kendi çevrelerinde sosyaldirler. Kampüste başka bir grupla güldüğünü, eğlendiğini filan görünce bunlar gülebiliyor muymuş ya diye bir şaşırmanız bile olasıdır. Sınav dönemine gelince, bi dakika! Bunlar ne yapıyorlar sınav dönemi. Valla şu an hiç bilemeyeceğim ya. 404 Not Found.

Tip 761: İyi sayılır tiplerden. Sınavlardan önceki ikinci üçüncü haftalarda ders çalışmak üzere toplanırlar şartlara göre pes atabilirler, dedikodu yapabilirler. Son 10 gün kala çalışmaya başlarlar. Genellikle ekip halindedirler. Birbirlerinin açıklarını kapatarak derslerden geçmenin yolunu bulurlar.
...

Tip 762: Tip 761’e çok benzer. Ama Tip 761 son 10 gün ders çalışmaya başlarken bunlar bir türlü başlayamazlar. 9, 8, 7 derken çat sınav günü gelir. Gerisini anlatmayayım. Bu tipi evde denememeniz tavsiye olunur.

Tip 1001: Ne oldu bu tip hiç yazılmayacak sandınız di mi? Var abi, Tip 1001 hayatın bir gerçeği onu bir kabul edeceksin önce. Tamam, işte anladınız bu tip o tip. Dersine gelir, öne oturur, notunu tutar, çalışır, geçer. Sen ama hoca o soruma nasıl 5 puan verir ya filandı derdindeyken adamlar atı bırak arabayı alıp Üsküdar’a geçer. Sen hala twitter’a bak, facebook’u kontrol et. Bunu oku. At diyorum, araba diyorum, Üsküdar diyorum, hadi!

Yorumlar (0)

Yorum Gönder

Uyarı: Yazacağınız mesaj konu ile alakalı değilse lütfen e-posta gönderiniz.Sitemizde yer alan okur yorumları, yorumları yazanların kendilerinin görüşleridir, okur yorumlarından www.ozgurklavye.com sorumlu tutulamaz.Blogda bulunan herhangi bir içerik, yorum ile alakalı şikayetiniz varsa, kaldırılmasını istediğiniz yorum veya yorumlar ya da herhangi bir başka içerik varsa lütfen bize e-posta aracılığı ile ulaşın.

Yorumlar incelenip onaylandıktan sonra sitede yayınlanır.
Eğer yorum yazmak için hesabınız yoksa Anonim veya Adı/URL seçeneklerini kullanın.