Galiba bizler birbirimize merhametimizi yitirmiştik.

Kimse kimseyle konuşmuyordu aslında.Sahiden konuşmuyordu.Kırgınlıklarını,alınganlıklarını,küskünlüklerini,gönül koymalarını,kıskançlıklarını,öfkelerini konuşmuyordu.Durum kurtarılıyordu, geçiştiriliyordu,erteleniyordu,üzerinde durulmuyordu,gülümseniyordu .Uzaklara doğru ve zamana gülümseniyordu . Espirilerin,ince uçlu şakaların ve sitemlerin arasında kaybolup gidiyordu sahiciliğin derin dertleri.Birçok gizli sorun,saklı söz,açılmamış paketler olarak ortada dururken görmezden geliniyor,cami avlusuna terk edilir gibi zamana bırakılıyordu.Paketler oradan oraya yer değiştirip,sürünüp duruyor;dipte duran sorunlar ise hiç değişmiyor,hatta zamanın ekledikleriyle giderek bombalı paketler haline gelerek,günün birinde sıradan bir tartışmada ya da çabuk onarılabilecek bir kırgınlıkta,taraflardan birinin ayağına takıldığında onca yılı birden havaya uçuruyordu.Geri dönüşsüz derin yaralanmalarla dostluklar ,arkadaşlıklar bitiyor;anılar kirleniyor;yaşanmış her şeyin derin bir kederle anımsanmasına yol açacak kadar öldürülmüş bir maziye gömülüyordu.

Yorumlar (0)

Yorum Gönder

Uyarı: Yazacağınız mesaj konu ile alakalı değilse lütfen e-posta gönderiniz.Sitemizde yer alan okur yorumları, yorumları yazanların kendilerinin görüşleridir, okur yorumlarından www.ozgurklavye.com sorumlu tutulamaz.Blogda bulunan herhangi bir içerik, yorum ile alakalı şikayetiniz varsa, kaldırılmasını istediğiniz yorum veya yorumlar ya da herhangi bir başka içerik varsa lütfen bize e-posta aracılığı ile ulaşın.

Yorumlar incelenip onaylandıktan sonra sitede yayınlanır.
Eğer yorum yazmak için hesabınız yoksa Anonim veya Adı/URL seçeneklerini kullanın.