Özün de sözü




Necip Fazıl üstad ne güzel söylemiş: "Gençlik özene özene, özünü kaybetti." Gençlik özünü oluşturan her şeyini  kaybetti aslında ve böyle giderse gözümüz görmez attığımız adımı bilmez bir hal alacağız. Sonrada "Ah vatanım, canım vatanım" diye sızlarız her halde.. Son tren kaçmadan biz onun saatini çalışmaz hale getirelim, bir yere kıpırdayamasın.Sonrada özümüze ışık hızında geri dönelim, tek kurtuluş yolumuz bu.
    Gençlerin iletişim araçları da değişti teknoloji ile birlikte.. Herkesin elinde bir telefon modasını yaşıyoruz. Cep telefonları hayatımız olmuş, bir yerine bir şey olsa sanki bize bir şey olmuş gibi hemen servisine götürme telaşına giriyoruz. Biz kendimize telefonumuza dikkat ettiğimiz kadar dikkat etmiyor, bir hastalık mı geçiyoruz? Umursamayıp geçiştiriyoruz, ancak verdiği yükü anladığımızda doktora gider bir hal alıyoruz. Artık teknolojinin getirdiği bir özellik ile hastane randevularıda telefonlardan alınmaya başladı onu da oradan hallediverin..
    Internet başımızın belası gibi, hep işi gücü başımızla, ne yaparım da onu meşgul ederim diye vaktini bu uğurda feda etmekte, o interneti de insan oğlu buldu nasıl bir oğul ki sadece iyiliği seçmeyip, kötü olanıda kabul eder kıvamda.. O kıvamı biz sadece iyiliğe yoralım. Tarifini veriyorum dikkatlice okuyun. Bir tutam hoşgörü, bir tutam edep, bir sevgi kaşığı özveri, bir kaşıkta güven. Işte kıvamı tutturdunuz hayatınız hayr olsun.
    Türkçemiz yabancı kelimelerin kuşatmasında, her an bir saldırıya maruz kalabiliriz dikkat et okurum. Söylediğimiz kelimenin Türkçe mi yoksa başka bir dil mi olduğuna dikkat etmez olduk bu sıralar. "Aman kimin umurunda" deyip atamayız elimizden geldiği kadar kelimelerimizi Türkçe kelimelerden seçmeli,değişimi kendi içimizde başlatıp, çevremize yaymalıyız. Öz dedik ya yazının başından beri işte özün sözü..
     Osmanlı torunlarının hali içler acısı.. Emanetinize sahip çıkamıyoruz, kurtulmaya çalıştıkça daha çok batıyoruz sanki bu çırpınışlarımız boşuna "Değişim değişim" diyoruz, çoğu şey gibi buda sözde kalıyor. Sözde kalan şeyler, başarısızlık demektir. Diğer bir deyimle başlamadan kaybetme. Ecdadımız bizi affedin, emanetinize sahip çıkamadık.
    Ağlamalıyız aslında, bizse "Günü Yaşa" diyerek gülüyoruz.Sayın Üstün Dökmen' in mısraları düştü satırlarıma: "Fotoğrafçıda gülümseyin, /Bir gün alırlar selamınızı.." Biz sadece fotoğrafçıda gülmekle kalmıyor, özden kayboluşumuza da gülüyoruz. Ağır ve hastalıklı yollardayız, dönüş ise kesinlikle imkansız değil sadece biraz çaba gerekli.
     Sohbetlerimiz futbol maçları çoğunlukla. Kim kimi yenmiş, kaç gol atmış diye devam eden sohbetler.. Memleketi kurtaracak konular yerine elimizden ne gelir demek yerine gençlik, o futbol muhabbetlerini eder oldu günümüzde, hep bir çöküş hep bir özden kayboluş,deyim yerinde ise "Bindik bir alamete gidiyoz kıyamete.."
23 Mayıs 2013

Yorumlar (0)

Yorum Gönder

Uyarı: Yazacağınız mesaj konu ile alakalı değilse lütfen e-posta gönderiniz.Sitemizde yer alan okur yorumları, yorumları yazanların kendilerinin görüşleridir, okur yorumlarından www.ozgurklavye.com sorumlu tutulamaz.Blogda bulunan herhangi bir içerik, yorum ile alakalı şikayetiniz varsa, kaldırılmasını istediğiniz yorum veya yorumlar ya da herhangi bir başka içerik varsa lütfen bize e-posta aracılığı ile ulaşın.

Yorumlar incelenip onaylandıktan sonra sitede yayınlanır.
Eğer yorum yazmak için hesabınız yoksa Anonim veya Adı/URL seçeneklerini kullanın.