Gezi masum başlamadı planlanmış bir eylemdi

Pazar, Haziran 16, 2013 Özgür Klavye Editör 0 yorum

Olayların daha başında "Bir Tahrir denemesi: Gezi Parkı olayları" yazımda Gezi Parkının birebir Tahrir taklit çalışması olduğunu söylemiştim ve Tahrir'de iki ayrı zamanda bulunmuş biri olarak orda yaşananları ve yapılanları en küçük ayrıntıları ve detaylarına kadar polis nefretinden duvar resimlerine çadırla işgalden kalabalık arttırma oyunlarına kadar taklit edilmeye çalışıldığını yazmıştım...

Şimdi bu yazımda aklıma gelen somut birkaç örnekle  Gezi Parkı olaylarının kesinlikle ve kesinlikle masum başlamadığını, polis müdahalesiyle alevlenmediğini, öyle ya da böyle planın bu olduğunu gören gözlere gösterelim;

1) Öncelikle şu "Mi Minör: interaktif müzikli iktidar oyunu" denilen tiyatro gösterisinden başlayalım. Tiyatronun başında Mehmet Ali ALABORA (Mesele ağaç değil sen hala anlamadın mı gel. tweetinden hatırladığımız oyuncu) ve kendisi gibi oyuncu olan eşi Pınar Öğün var. Oyunun dün izlediğim ama şu an ara tara bulamadığım bir fragmanında Pınar Öğün'ün "Bu oyunun oyuncuları seyirciler" cümlesi her şeyi özetliyor.



Başrolde bir Başkan var, Ak Partinin lambasına benzetilmiş bir armut resmi ingilizcesi de hazırlanmış afişte.. Her sergilenişinde internetten de canlı izlenebilmiş bir oyun. Oyun ayaklanma nasıl yapılırın dışında Başkanlık sistemini getirmek isteyen bir başkandan da bahsediyor buradaki videoda, nasıl saçma bir şeydir anlamadım hem başkan hem başkanlık getiriyor ne hikmetse... Vardır bir açıklaması belki oyun içinde her neyse...

Oyun bu kadar internetten yayınlanmasına rağmen oyunu gösteren uzun bir video yok. 1-2 dakikalık bir kaç videodan başka oyunda ne olup bittiğini gösteren video da yok internette. Zaten oyunun sitesine de ulaşılmıyor, resmi youtube kanallarındaki videoları da kullanıcı tarafından silinmiş durumdalar şu an. Ama HaberTürk'de oyun hakkında çooook kapsamlı detayların yer aldığı bir röportajları var ki yetiyor da artıyor bile, buradan bakabilirsiniz o röportaja.




Ve Mehmet Ali ALABORA ile çekilmiş 2011 tarihli olduğu yazan (videonun sonunda yazıyor) bir video. Oyun 1. Aralık 2012'de sergilenmişti, bu çekilenler 2011'de ya da en azından kesin olarak eylemden önce. İzleyin bir prova mı değil mi siz karar verin. Bu arada bir şey demeden geçemiycem Mehmet Ali ALABORA'ya; -Kuzey Afrikalı kardeşlerimiz dediğin insanlar ne senin safında olan insanlar, ne de senin gibi insanlar değiller. Çünkü ben onlarla yıllardır arkadaşım, dostum, kardeşim, kardeşlerimin karakterlerinin ve dünya görüşlerinin seninle uzaktan yakından alakaları yok!..



Her bildiğimi, her gördüğümü her düşündüğümü açık açık yazmak isterdim ama hem benim hem okuyanların fazla zamanını almaması açısından kısa tutmaya çalışıcam, belli başlı görmeniz gereken kaynakları sizine maddeler halinde paylaşıp yazıyı bitireceğim.

2) Kılıçdaroğlu 19 Mayıs 2013'de: Saldıracağız ve bu hükümeti düşüreceğiz. diyerek müneccimlik yapması

3) Kılıçdaroğlunun Gezi Parkı olaylarından önce en az iki ay boyunca yurtdışında katıldığı her yerde Erdoğan diktatördür, Esad gibidir diyerek dış basına propaganda yapması: Kılıçdaroğlu Erdoğan'ı Esad'a benzetti AP karıştı

4) Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni ve Yazarı Ertuğrul ÖZKÖK 5 Haziran 2012'de: Türkiye'nin Tarhir'i neresi olacak? isimli yazısı.

5) Medyanın ilk andan itibaren internet sitelerinde bir olması ve gezi parkına gitmeyen sanatçılara yönelik üstü kapalı tehdit gibi "Falanca neden gezi parkına gitmedi" diye birçok sanatçı hakkında haber yapması.

6)Yurtdışında çeşitli ülkelerde çocuklara gençlere para dağıtılarak Gezi eylemi organize etmeye çalışılması ki sanırım Saraybosna'da bunu bir mahalle imamı farkederek engellemiş. Aynı şekilde yapılmaya çalışılan eylemlere de boşnak halk Erdoğan'ı seviyoruz biz burada yaşıyoruz buralıyız sen nerden çıktın diyerek eylemcilere tepki göstermesi; Video 1, Video 2

7) Gezi parkı eylemcilerinin her şeyden önce tek amacı olayları sürdürebildikleri kadar sürdürebilmek ve ikinci ve olmasa da kazanan biziz diye düşündükleri hedefleri Başbakanı bitirmek olması, ekonomik talepler yerine şu projeler yapılmasın, şu valiler görevinden alınsın gibi abuk sabuk devletin önünü kesmeye yönelik istekleri işin gerçek boyutunu göstermeye yetiyor.




8) Neden uzattıkça uzatmak istiyorların bir nedeni de hepinizin öğrendiği gibi faiz gerçeği. Olaylardan önce %4'e kadar düşmüştü, ekonomistlere göre %2'leri görmesi an meselesiydi ki %4 faiz çok ama çok düşük bir faiz oranı. Özal'ın en iyi döneminde bile %50 olan faiz %4'e gelmiş... 2003'de ödediğimiz faiz oranına kıyasla 2013'de ödemeyeceğimiz faiz 190 milyar TL, yani 19 x Kanal İstanbul maliyeti... Neden bankacıların, iş adamlarından 17 kat büyüyen birisinin birden düşman kesildiklerini açıklayan grafik;



Not:
Son olarak şu kaynaklarda benim tespitlerimden başka çok daha fazla ilginç tespitler var. İncelemeniz için linkler verip bitiriyorum.

-Buradaki Youtube kanalında mevcut Melih GÖKÇEK ve Yiğit BULUT programlarına bakabilirsiniz. Özellikle Melih GÖKÇEK'in her sözünde belgeli konuşması tatmin edici. Yiğit BULUT da aynı şekilde.
-Yiğit Bulut'un Turgay GÜLER'le ÜLKE TV/Sıradışı programına şuradan bakabilirsiniz.
-Seslimakale.com'da Ergün DİLER, Yiğit BULUT videolarına bakmanız şiddetle tavsiye edilir izlediğinize pişman olmazsınız.
-BANKACILIK SİSTEMİ VE DÜNYAYI KÖLELEŞTİRMEK İÇİN 10 İPUCU! adlı Türkçe altyazılı animasyon videoyu izleyebilirsiniz, dünyaya bakış açınızı değiştirebilir.

Yorumlar (0)

Yorum Gönder

Uyarı: Yazacağınız mesaj konu ile alakalı değilse lütfen e-posta gönderiniz.Sitemizde yer alan okur yorumları, yorumları yazanların kendilerinin görüşleridir, okur yorumlarından www.ozgurklavye.com sorumlu tutulamaz.Blogda bulunan herhangi bir içerik, yorum ile alakalı şikayetiniz varsa, kaldırılmasını istediğiniz yorum veya yorumlar ya da herhangi bir başka içerik varsa lütfen bize e-posta aracılığı ile ulaşın.

Yorumlar incelenip onaylandıktan sonra sitede yayınlanır.
Eğer yorum yazmak için hesabınız yoksa Anonim veya Adı/URL seçeneklerini kullanın.